Şampiyona öncesi Ukrayna tribünlerindeki ırkçı hareketler herkesi korkutuyor..
04/06/2012 - 14:07

Turnuva genelinde ve Ukrayna özelinde salt futbola, futbolun tekniğine ve taktiğine dair daha çok şey konuşulacak elbette özellikle de ilk başlama düdüğünün ardından ancak o düdük sesini duymadan önce tüm futbolseverlerin, spora gönül vermiş herkesin farkında olması ve karşısında dimdik durması gereken bir başka boyut daha var. O da maalesef ırkçılık...

Irkçılık hepimizin bildiği ancak bazen topun peşinden koşmaktan, bazen umursamamaktan, bazen de olup biten hakkında hiçbir fikrimiz olmamasından dolayı pek de gündemimize almadığımız bir konu, özellikle de Türkiye’de. Ancak bu durum farkında olmamıza ve karşında bir duruş geliştirmemize engel olmamalı. Zira özellikle Avrupa’da gündemin hiç de arka sıralarında yer almıyor. UEFA ve FIFA'nın en önemli önceliklerinden biri olan ırkçılık ev sahibi Ukrayna’da pek de temiz bir sicile sahip değil ve turnuvanın başlamasına günler kala Avrupa’nın gündemini epey meşgul etmekte. Kesin olan şu ki; ırkçılık konusundaki hassasiyetini ve sıfır tolerans politikasını her fırsatta dile getiren UEFA'yı seçtiği ev sahibi üzerinden önemli bir sınav bekliyor.

Ukrayna futbolundaki ırkçı söylemler ve tribünlerdeki eylemler yeni değil aslında fakat spot ışıklarının Ukrayna üzerine çevrilmesinin nedeni elbette Euro 2012 evsahipliği. 2011’de yeniden takımın başına getirilen ve ülke futbol tarihinin en efsanevi oyuncularından olan ( 1975 Avrupa’da Yılın Futbolcusu ödülü sahibi) Oleg Blokhin’in 2006 yılındaki ilk milli takım macerası sırasında yaptığı “ Ukrayna liginde daha çok Ukraynalı futbolcu olmalı. Bu şekilde gençlerimiz; ağaçtan indirilip iki muz karşılığında Ukrayna’da top oynatılan bir “zumba-mumba”(kendisi ifadesidir) dan ilham almak yerine, geleceğin Shevchenko’larından, Blokhin’lerinden ilham alabilirler” açıklaması bu durumun yeni bir durum olmadığının ve daha vahiminin de bunu söyleyen kişinin Ukrayna’nın en uluslararası markalarından biri olmasının en açık göstegesi olarak algılanabilir.

Fotoğrafta görülen bir Dinamo Kiev maçında Karpaty Lviv taraftarlarının açtığı nazi bayrağı. İnternette yer alan videolarda görebileceğiniz bir çok maçta taraftarların Nazi selamları ile tezahüratları, sırf Asya’lı oldukları için tribünde insanın kanını donduracak şekilde dövülen öğrenciler gibi birçok örnek var Ukrayna futbolunda. Bahsettiğim gibi yıllardır süregelen ama ülke dışında pek de konuşulmayan, bilinmeyen bu tip birçok olay Euro 2012 evsahipliği nedeniyle Avrupa’nin gündemine oturmuş durumda.

BBC bu konuda bir belgesel hazırladı ve bu belgesele konuk olan Sol Campbell, İngiliz taraftarlara turnuvayı evlerinde izlemelerini tavsiye etti. Daha medyatik olduğu için birçoğunuzun belki de bildiği üzere ise Mario Balotelli kendisine muz atmaya kalkan olursa onu öldürmeye çalışacağını açıklamaktan çekinmedi. Uzun lafın kısası, turnuvanın başlamasına günler kala Ukrayna ve Avrupa gündemindeki ırkçılık tartışmalarının yaydığı ısı artıyor. Hem Ukrayna hem de UEFA turnuva sürecinde bu sıcaklık futbolu yakıp kavurmasın diye uğraşacak. Ukrayna futbolu içinde barındırdığı ırkçılığa karşı önemli bir sınav verecek çünkü ilk kez bu kadar vitrinde olacaklar. Hep beraber izleyerek ve temenni ederek göreceğiz, ister son derece ciddi bir entelektüel birikime ve doktrine dayansın, ister üstünde düşünülmeden geliştirilmiş, bayağılaştırılmış ve sıradanlaştırılmış (Bknz. Emre Belözoğlu) bir temele dayansın, insanoğlunun bu en aşağılık duygusu kalplerden, zihinlerden ve o ünlü sloganda olduğu gibi futboldan dışarı tekmelenebilecek mi...

HABER HAKKINDAKİ YORUMLAR

Grup D

  1. TAKIMLAR
    G
    B
    M
    P
  2. 2
    1
    0
    7
  3. 1
    1
    1
    4
  4. 1
    0
    2
    3
  5. 1
    0
    2
    3
Ukrayna
Öneri / Hata Raporu