EURO 2012 > TAKTİK ANALİZ
İtalya - Hırvatistan maçının detaylı taktiksel analizi.
15/06/2012 - 03:06
İtalya, Pirlo’nun mükemmel frikiğiyle öne geçtiği ve birçok net gol pozisyonundan yararlanamadığı maçta üstünlüğünü koruyamadı ve Chiellini’nin büyük hatasında Mandzukic’in golüyle maçtan 1-1’lik beraberlikle ayrıldı. Cesare Prandelli de Slaven Bilic de beklenildiği gibi sistemlerini ve ilk 11’lerini bozmadılar fakat doğal olarak rakibe göre maç içinde birçok oyuncunun rolünde değişiklik vardı.
 
 
İlk yarıda top İtalya’dayken sahadaki görünüm (kilit eşleşme Pirlo – Mandzukic)
 
İtalya oyun kurarken İspanya maçında gördüğümüz gibi Bonucci – De Rossi – Chiellini üçlüsü İtalya yarısahasında yayılarak oyun kurdular. Pirlo bu üçlünün hemen önünde kendine alan aradı ancak Bilic, santrforu Mario Mandzukic’i onu tutmakla görevlendirdi ve özellikle maçın başında bu oyuncu Pirlo’ya çok yakın oynayarak nefes aldırmadı. Maçı 55 isabetli pasla tamamlayan Pirlo’nun 30. dakikada sadece 10 isabetli pası bulunuyordu. Ancak bu dakikadan sonra üzerindeki Mandzukic baskısı istikrarını kaybetti ve Pirlo maçta git gide etkisini hissettirmeye başladı. Pirlo’nun da etkisiyle 30-40 arası çok net gol pozisyonları yakalayan İtalya nitekim 39. dakikada Pirlo’nun frikik golüyle 1-0 öne geçti. Pirlo maçın genelinde takımı yine bir maestro gibi yönetti ve bir kez daha İtalya adına kilit bir rol oynadı.
 
Onun dışında kanatlarda Giaccherini ve Maggio sık sık ileride pozisyon alarak hücumları genişleten isimler oldular. Perisic Maggio’yu iyi takip ederken Rakitic ise daha ziyade Motta ile ilgilendi ve Giaccherini kendine Maggio’ya göre daha çok alan buldu. Ortasahanın ortasında alan savunması yapan Hırvatistan’da Vukojevic defansif ortasaha pozisyonunda oynarken Modric onun sol önünde genelde Marchisio’yu presle karşıladı. Claudio Marchisio mükemmel bir maç çıkarttı ve ilk yarı çektiği harika şut ile girdiği yüzde yüzlük gol pozisyonu büyük tehlike yarattı. Hırvatistan’da ileri çıkan bekler Strinic ve Srna, İspanya maçında olduğu gibi Antonio Cassano ve Mario Balotelli’yi stoperlerle 2v2 bıraktılar. Bu iki oyuncu sürekli hareket halindeydi ve özellikle beklerle stoperler arasındaki boşlukları hedef aldılar. Cassano bu bölgeleri çok iyi kullandı ve Hırvatistan savunmasına oldukça zor anlar yaşattı; ilk yarıda yarattığı 4 gol pozisyonuyla da bu istatistiğin lideriydi. Hırvatistan savunmasının önündeki bölgede de Vukojevic yetersiz kaldı ve İtalya bu bölgeye çıkarttığı toplarla da oldukça etkili oldu.
 
İtalya adına maçın belki de en sürpriz hamlesi sağ stoper Leonardo Bonucci’nin oldukça fazla ileri çıkarak hücumlara destek vermesiydi. Bonucci bunu yapmaya alışık değil; bir isim ileri çıkacaksa o da Juventus’ta bunu sık sık yapan Chiellini olurdu. Ancak Prandelli sağ iç ortasahada oynayan Marchisio’nun çok hareketli bir oyuncu olması nedeniyle Bonucci’nin o bölgede boşluklar bulabileceğini düşündü, nitekim buldu da. Maçın Pirlo’dan sonra en çok topla buluşan ikinci oyuncusu olan Bonucci, bu bahsettiğim alanda birçok kez topla buluştu ve İtalya’nın ortasahadaki ekstra adamı olarak işini çok iyi yaptı. Özellikle ilk yarı Cassano’ya verdiği harika pas yüzde yüzlük bir gol pozisyonu doğurdu ancak Cassano değerlendiremedi.
 
 
Soldaki resimde Pirlo'nun ekstra adam olarak geriden gelen Bonucci'ye verdiği 12 pasın bölgelerini görebiliyoruz. Sağdaki resimde ise maçta 46 defa ile en çok topla buluşan ikinci oyuncu Bonucci'nin topla buluştuğu bölgeler var.
 
İlk yarı Hırvatistan hücumları (kanatlar)
 
Hırvatistan, maçın ön analizinde bahsettiğim gibi çift santrfor oynayarak İtalya’nın ekmeğine yağ sürdü ve İtalya savunmada Jelavic’i Bonucci, Mandzukic’i Chiellini ile marke ederek De Rossi’yi de libero olarak kullanarak çok rahat etti. Hırvatistan’ın 4-4-2 sistemiyle 3-5-2’ye karşı elde edebileceği tek bir üstünlük vardı: kanatlar. Burada da İtalya beklenenden daha ofansif bir şekilde Hırvatistan beklerine kadar pres yaptı. Maçtan önce oyun kurarken özellikle Srna’yla beklerin alan bulacağını düşünüyordum ancak Marchisio – Maggio bir tarafa Motta – Giaccherini bir tarafa ilerde pres yapınca Hırvatlar oyunu ortadan kurdular fakat bu oyuncular daha ileri bölgelerde Marchisio ve Motta ortadayken alan bulunca sık sık topla buluştular. Srna yine Modric’le beraber Hırvatistan’ın en çok topla buluşan oyuncusu oldu ve ilk maçta çok ortaya kayan Rakitic kanattaki 2ye 1’den yararlanmak amacıyla Srna’yla birlikte defansif zaafları olan Giaccherini’nin üzerine gitti. Solda ise Strinic ilk maça göre çok daha fazla ileri çıktı ve bulduğu alanı iyi kullanarak maçın en iyilerinden biri oldu.
 
İkinci yarı (Hırvatistan 4-2-3-1)
 
Slaven Bilic, ikinci yarıya başlarken yaptığı değişiklikle 1 puanı Hırvatistan’a kazandıran isim oldu diyebiliriz. Bilic, 4-4-2’nin yarattığı ileri uçtaki ve ortasahadaki 2v3 dezavantajını 4-2-3-1’e dönerek avantaja çevirdi. Nasıl mı? Öncelikle ilk yarının sonlarına doğru Pirlo’yu iyi kontrol edemeyen ve Chiellini’nin markajında kalan Mandzukic’i sağa çekerek markajdan kurtardı, bu bölgeye Luka Modric’i alarak bu oyuncunun üstünlük sağlayacağı bir Pirlo – Modric eşleşmesi yarattı, Modric’i de sahanın en enerjik ismi Marchisio’dan kurtardı. Rakitic’i Vukojevic’in sağına çekerek savunmanın önündeki bölgeyi kalabalıklaştırıp İtalya’nın bu bölgedeki etkinliğini azaltmasının yanında oyunu geriden Rakitic’le daha başarılı kurdu. İtalya stoperlerine sadece Jelavic’i bırakarak iki stoperin boşta kalmasını sağladı ve savunmadaki dengeyi bozdu; 3 stoperli sistemler tek santrfora karşı çift santrfora oranla çok daha rahatsız olurlar ve kanatlar sistemin dengesini bozar. Bu değişikliklere sahanın her yerinde çok daha iyi bir Hırvatistan vardı ve ikinci yarı İtalya’dan daha iyi oynadılar.
 
Maçı döndüren kilit nokta
 
Hırvatistan’ın kanatlarda Mandzukic ve Perisic ile pek savunmanın dengesini bozabildiği ise söylenemez, ancak buradaki asıl strateji Mandzukic’i sağdan Chiellini’nin markajında olmadan ceza sahasına sokup sağa yakın oynayan Rakitic’in (10 pas) beslediği sağ bek Srna ve sola yakın oynayan Modric’in beslediği (9 pas) sol bek Strinic’in buldukları alanlardan yapacakları ortalarla gol bulmaktı. İtalya kanatlarının da skor avantajıyla beraber iyice savunmayı 5’leyip derinde beklemelerinin de etkisiyle Hırvat bekleri önlerinde geniş alanlar buldular. Özellikle soldan Strinic’in ortalarıyla sık sık gol arayan Hırvatistan aynen bu şekilde Mandzukic’in sağdan girip Chiellini’nin arkasında kalarak golü atmasıyla maçtan puanla ayrılmayı başardı.
 
 
Sağ bek Srna ve sol bek Strinic'in ikinci yarıda topla buluştuğu bölgeler, Hırvatistan şemada sağa doğru hücum ediyor.
 
 
Hırvatistan'ın ikinci yarı uyguladığı 4-2-3-1 sistemi ve beklerin önlerinde buldukları alan.
 
Sonuç
 
Hırvatistan teknik direktörü Slaven Bilic ülkesinde aldığı ağır eleştirileri haketmediğini bir kez daha gösterdi. Bilic’in takımı turnuvaya çok iyi hazırladığı belli; Hırvatistan çok hırslı, istekli ve fit bir takım görüntüsü çiziyor. Bunun yanı sıra 2006’dan beri izlediğimiz en iyi İtalya’ya karşı oyunu iyi okuyup, analiz edip en doğru hamleyi yaparak takımının maçtan puanla ayrılmasında da büyük rol oynadı. Cesare Prandelli’nin İtalya’sı ise bence yine oldukça olumlu sinyaller verdi. 3-5-2 gibi değişik bir taktiğe turnuva öncesi son anda karar vermesinden bir futbolsever olarak çok mutluyum, bence bu gibi değişik taktikler futbola ve sahadaki taktik savaşına büyük renk katıyor. İlk yarı İtalya’nın rakibe taktiksel olarak bariz üstünlükleri bulunuyordu ve daha acımasız olmaları gerekirdi. Yine de Bilic’in hamleleriyle Hırvatistan’ın bu zaafları kapattığı ikinci yarıda İtalya Chiellini’nin bireysel hatası dışında iyi savunma yaptı. Keşke ayrı gruplarda olsaydılar; bence iki takım da çeyrek finali hakediyor. Son maçlar öncesi ise avantajlı taraf İrlanda’yla oynayacak olan İtalya.
 
Maçın Adamı: Claudio Marchisio
 

HABER HAKKINDAKİ YORUMLAR

Öneri / Hata Raporu