EURO 2012 > TAKTİK ANALİZ
Hırvatistan - İspanya maçının detaylı taktiksel analizi
19/06/2012 - 18:11
İspanya, grup lideri olarak girdiği maçta maç içinde elenme riskiyle burun buruna gelse de son dakikalarda takım halinde hücuma geçen Hırvatistan’ı 88. dakikada Jesus Navas ile cezalandırdı ve 1-0 kazanarak C grubundan lider çıktı. Vicente del Bosque İrlanda’yı 4-0 mağlup eden kadroyu bozmazken Slaven Bilic takımını İspanya karşısında oynamaya adapte ederek kontratağa yönelik bir 4-2-3-1 ile sahaya sürdü. İspanya’nın oyun planını herkes bildiği için son şampiyonu bu denli başarılı durduran Hırvatistan’ın bunu nasıl yaptığını analiz etmek daha mantıklı olacaktır.
 
 
Hırvatistan oyun planı
 
Slaven Bilic İtalya maçının ikinci yarısında maçı çeviren hamleyi yapmasının ardından bu kez de İspanya’yı çok iyi analiz edip takımını tamamen bu maça adapte ederek sahaya çıkardı ve bir kez daha taktik zekasını ve esnekliğini ortaya koydu. Di Matteo’nun Chelsea’de Bayern karşısında Şampiyonlar Ligi finalinde çıkarttığı takımın ve oyun sisteminin çok benzerini izledik. İleride fiziği kuvvetli ve ikili mücadeleleri kazanıp rakip savunmayı hırpalayan ve topu ileride tutabilen bir Mandzukic (Drogba), arkasında teknik kapasitesi yüksek ve takımın beyni Modric (Mata), defansa yardım eden ve kontrataklarda süratle hücuma çıkan iki kanat oyuncusu Srna ve Pranjic (Kalou ve Bertrand), defansif bir ortasaha ancak biri pas yeteneği yüksek olan Rakitic (Lampard), biri tipik bir defansif ortasaha oyuncusu Vukojevic (Mikel). Peki Bilic bu adaptasyonu hangi hamlelerle yaptı ve İspanya hücumlarına nasıl önlem aldı?
 
İlk iki maçta ofansif bir sağ bek olarak görev yapan kaptan Darijo Srna sağ kanatta görev aldı ve sağ bekte savunması sağlam bir oyuncu olan Domagoj Vida yer aldı, Sol kanatta da hücuma yönelik bir oyuncu olan Ivan Perisic, yerini bir süre Bayern Münih’te ve EURO 2008’de Hırvatistan milli takımında sol bek olarak görev yapan Danijel Pranjic’e bıraktı. Dolayısıyla kanatlardaki 4 oyuncu da savunma bilinci yüksek oyunculardı. Sol bek Ivan Strinic ve sağ bek Domagoj Vida oldukça dar oynayarak stoperlerle birlikte ceza sahasının hemen önünde dörtlü bir set oluşturdular. Sağ kanatta Srna İspanya’nın etkili ofansif sol beki Jordi Alba’yı takip etti ve kanatta kaldı, Pranjic ise kanatta oldukça ileri çıkan ancak pek bir tehdit oluşturmayan Arbeloa’yı tutmak yerine ortaya yardım etti. Savunma anlayışıyla sahaya çıkan takımların kanatlarda çift bek oynatması son derece mantıklı bir hamle; aklıma gelen en iyi örneklerden biri Valencia’nın Barcelona karşısında Alba – Mathieu ikilisiyle Dani Alves’in etkinliğini bitirip hücumda da oldukça etkili olmaları. Bilic’in bu hamlesi de başarılı oldu diyebiliriz.
 
Ortasahada ise 4-4-2’nin sağ kanadında oynayan Ivan Rakitic İtalya maçının ikinci yarısında olduğu gibi savunmanın önünde Vukojevic’in yanında sağ içte görev aldı. Vukojevic – Rakitic ikilisinin önünde, ileri uçtaki Mandzukic’in arkasında ise Luka Modric yer aldı. İlerideki presi Mandzukic yaptı, Modric genelde Busquets - Alonso ikilisinin oralarda dolaştı ve zaman zaman geriden top almaya gelen Xavi’ye top aldırmamaya çalıştı ama enerjisini kontrataklara saklıyormuş gibi bir hali vardı. Rakitic – Vukojevic ikilisi de sağ kanattaki Srna ve soldan ortasahaya yardıma gelen Pranjic ile beraber dar ve kompakt bir alan savunması uyguladılar. İngiltere’nin Fransa karşısında uyguladığı iki dörtlü blok halindeki başarılı savunmaya oldukça benzer bir savunma (İngiltere kadar geriye yaslanmadılar ama diziliş aynı) yapan Hırvatistan buna İngiltere’nin başaramadığı kontratak tehdidini de ekledi.
 
Hırvatistan başarıyla uyguladığı bu taktikle İspanya’nın hücum gücünü minimuma indirdi ve bana kalırsa maçtan en az bir beraberlikle ayrılmayı haketti, İspanya’yı turnuvanın dışına itmeye de çok yaklaştı. Maçın iki kısmı vardı: normal şartlarda oynanan bir Hırvatistan – İspanya maçı ve İtalya’nın önde olması nedeniyle Hırvatistan’ın maçı kazanmaya yönelik hamleler yaptığı son 25 dakika.
 
İlk 65 dakika
 
İlk 65 dakikalık bölümde Hırvatistan kadro kapasitesinde bir takımın İspanya gibi bir takıma karşı nasıl oynaması gerekiyorsa Bilic takımını öyle oynattı. Yukarıda anlattığım adaptasyon ve önlemler oldukça başarılı oldu, topa hükmetmesine rağmen üretkenlikten ve yaratıcılıktan uzak bir İspanya, ayağı yere sağlam basan ve kontrataklarda tehlikeli gelen bir Hırvatistan izledik.  Luka Modric kontrataklarda zekasını, çıkardığı mükemmel turnuvaya dün de iyi bir performans ekleyen Mario Mandzukic ise gücünü, süratini ve mücadeleciliğini ortaya koydu. Mandzukic kendisine atılan neredeyse her topu indirdi ve takımına kazandırdı. İspanya Silva’nın Iniesta’ya pasında bu oyuncunun cılız vuruşu dışında pozisyon bulamazken Hırvatistan Pranjic ve Mandzukic ile iki yarım pozisyon buldu ve Ramos’un Mandzukic’e yaptığı net penaltısı verilmedi. İkinci yarıya İtalya’nın 1-0 önde olmasının etkisiyle presle başlayan Hırvatistan 59.dakikada maçın kırılma noktasında Modric’in mükemmel ortasında Rakitic’in altıpasta vurduğu kafayı Casillas’ın kurtarmasıyla net bir golden oldu.
 
Son 25 dakika
 
65.dakikada Jelavic – Vida, Perisic – Pranjic değişiklikleriyle Hırvatistan gruptan çıkması için gereken galibiyet golünü aramaya başladı. Del Bosque ise Jesus Navas – Torres değişikliğiyle iki hava toplarında etkili forvetini kanatlardan bekleri de çıkararak beslemek isteyecek Hırvatistan’ı Jesus Navas gibi süratli bir kanat oyuncusuyla tehdit etti. Bu oyuncu sağa geçti, Silva ise ileri uca “false nine” (Messi’nin Barcelona’daki rolü) olarak geçti. Del Bosque’nin bir sonraki hamlesi de Fabregas – Silva değişikliğiyle bu göreve Fabregas’ı yerleştirmek oldu. Hırvatistan yine tehlikeli bir görüntü çizdi, ancak Bilic 81.dakikada Eduardo – Vukojevic değişikliğiyle ortasahayı tamamen Modric’e bıraktı ve Hırvatistan kopuk bir takım haline geldi. Fişi çeken isim ise oyuna girdikten sonra yaptığı koşular, takıma kazandırdığı genişlik ile  dar oynayan Hırvatistan’a büyük bir tehdit oluşturan Jesus Navas oldu.
 
 
Şemada solda Jesus Navas oyuna girmeden önce İspanya'nın 3. bölgede yaptığı paslar, sağda ise Jesus Navas oyuna girdikten sonra İspanya'nın 3. bölgede yaptığı paslar bulunuyor. Jesus Navas girdikten sonra sağ çizgiyi ne kadar fazla kullandıklarını görebiliyoruz.
 
Sonuç
 
Danimarka’dan sonra Hırvatistan da özellikle savunmadaki kadro yetersizliğine rağmen ortaya koyduğu harika performansla beğeni topladı fakat elenmekten kurtulamadı. Bilic ise bana göre turnuvanın en başarılı teknik direktörleri arasına adını yazdırdı; takımı son şampiyon İspanya’yı evine gönderebilecek derecede bir futbol oynadı fakat başaramadı. Vicente Del Bosque’nin İspanya’sı ise hücumda tahmin edilebilir bir takım olmaya devam ediyor ve gruptan çıkmakta oldukça zorlandılar. Ancak yine de karşılarına gelecek takımlar bir sürpriz olmazsa önce İngiltere/Ukrayna sonra Çek Cumhuriyeti/Portekiz olduğu için finale yürümeleri yüksek bir ihtimal; bu takımların İtalya ve Hırvatistan’dan daha zayıf olduklarını söyleyebilirim.
 
Maçın adamı: Luka Modric

HABER HAKKINDAKİ YORUMLAR

Öneri / Hata Raporu