EURO 2012 > TAKTİK ANALİZ
Danimarka-Portekiz maçının detaylı taktiksel analizi.
14/06/2012 - 02:12
Portekiz ilk yarı 2 farklı üstünlüğü yakaladığı maçta bu aşamadan sonra kontrolü tamamen Danimarka'ya verdi ve Danimarka maçı 2-2'ye getirdi, ancak tüm risklerin alındığı dakikalarda son sözü Silvestre Varela söyledi. Paulo Bento da Morten Olsen de ilk maçta beğeni toplayan ilk 11'lerini bozmadılar; Danimarka her zamanki 4-2-3-1, Portekiz de her zamanki 4-3-3 sistemiyle sahadaydı. Maç boyunca tempo oldukça düşüktü ve Portekiz hayal kırıklığı yaratan bir futbol ortaya koydu. Danimarka ise bir kez daha sınıfı geçse de yan toplardaki kötü savunma pahalıya mal oldu. Maçın büyük bölümü kanatlarda oynandı.
 
 
2-0’a kadarki bölüm - Pepe & Nani ve Portekiz kanatları
 
Maçın 2-0 olduğu 36. dakikaya kadar ortada geçen bir maç izledik, ancak Portekiz’in yıldız oyuncuları fark yarattılar. Farkı yaratan iki ana isim ise Pepe ile Nani oldu. Pepe maçın başından itibaren Danimarka ataklarında çok kritik müdahaleler yaparak dikkat çekti, özellikle Eriksen’in seken bir şutta karşı karşıya kaldığı pozisyonda harika bir müdahaleyle belki de golü önledi. Daha sonra da Moutinho’nun korner ortasına akıllıca bir ön direk koşusu yaparak golü attı.
 
Nani ise hücum anlamında fark yaratan oyuncu oldu. Ronaldo’nun beklentileri karşılayamadığı gibi defansif anlamda da maçın 2-0’dan 2-2’ye gelmesinin sebebi olduğu maçta sağ kanatta Joao Pereira’yla iyi bir uyum sağlayan Nani, kendisini sol bek Simon Poulsen ile birlikte karşılayan sol iç defansif ortasaha oyuncusu Zimling sakatlanıp daha hücuma yönelik bir oyuncu olan Jakob Poulsen girdikten sonra çok etkili oldu. Simon Poulsen’e üstünlük sağlayan Nani ikinci golde harika bir asist yaptı ve maç boyunca etkinliğini sürdürdü (5 gol şansı yaratarak bu istatistiğin de lideri oldu). Nani savunmada da çok disiplinli bir performans gösterdi ve Danimarka’nın en önemli hücum silahlarından (Hollanda karşısında gördük) Simon Poulsen’e nefes aldırmadı.
 
 
Maçın en çok görülen 2. pas kombinasyonu - Pereira'nın Nani'ye verdiği paslar.
 
Maç öncesi Hollanda maçında da savunmaya fazla yardıma gelmeyen Rommedahl’ın takibindeki Coentrao’nun bu maçta etkili olabileceğini düşünmüştüm, ancak hem Rommedahl’ın ilk yarı birkaç pozisyonda iyi takip ettiğini gördük hem de Portekiz soldan çok az geldi (Ronaldo – Coentrao ikilisi ilk yarı boyunca birbirlerine sadece 1 pas verdiler). Ancak Coentrao’nun 2. gol öncesi Rommedahl’ın bomboş bırakmasıyla soldan rahat rahat gelip yaptığı orta arka direkte Nani’nin önüne düştü ve gol geldi. Portekiz sol tarafı daha çok kullanmalıydı.
 
 
İlk yarıda sadece 4 kez pas alan Coentrao.
 
Top Danimarka'dayken dizilişler  - maçın kilit noktası Jacobsen - Ronaldo eşleşmesi
 
Danimarka, Portekiz'in skoru 2-0'a getirmesinden itibaren topa hakim olan taraftı. Hem Danimarka’nın topu yere indirip oyun kurma isteği, hem Portekiz’in gereksiz bir şekilde oldukça direkt oynaması ve özellikle Bruno Alves’in attığı kötü uzun toplar top hakimiyetini Danimarka’ya getiren etkenler oldu. Oyun kurarken ortasaha ikilisinin sağ içinde oynayan William Kvist, iki stoper Agger ve Kjaer'in arasına girdi ve bu üç oyuncuyla topu dolaştırarak Danimarka Portekiz'in ilerideki baskısını çok rahat aştı. Solda Poulsen her zamanki gibi oldukça ileride pozisyon alırken Nani onu hiç bırakmadı. Zimling yerine oyuna giren Jakob Poulsen gerideki üçlünün hemen önünde yer aldı ve Meireles onu kontrol etti. Veloso, Eriksen'in üzerindeydi. 
 
 
Top Danimarka'dayken takımların aldığı şekil ve Jacobsen'in önündeki alan.
 
Maçın kilit ve en çok dikkat çeken noktası ise Ronaldo - Jacobsen ikilisi oldu. Danimarka sağ beki Lars Jacobsen normalde çok da ileri çıkmayan bir sağ bek oyuncusu; maçtan sonra merak edip baktım ve Everton ile West Ham formalarıyla 3 sezon Premier Lig'de forma giyen oyuncunun asisti yok. Bu sezon ise Kopenhag formasıyla 5 asisti, Danimarka Milli Takımı formasıyla da İsveç maçında 2 asisti var. Ronaldo maç boyunca hep sağ stoper Kjaer'in üzerinde kalmayı tercih etti (çoğunlukla yürüdü) ve sağda Jacobsen'i boş bıraktı, sonra da çok nadir takip etti. Bu Bento'nun Ronaldo'yu o bölgeden kontrataklarda daha etkili kullanmak amacıyla yapılmış bir taktiği de olabilir, ancak maç ilerledikçe öyle bariz bir zaaf haline geldi ki durum bu olsa da müdahale etmesi gerekirdi. Üst seviye futbol artık böyle zaafları affetmiyor, nitekim Jacobsen ve Danimarka bunu çok iyi değerlendirdi. Ronaldo'nun bu savunma disiplinsizliği sonucu Hollanda karşısında 23 kez topla buluşan Jacobsen, bu maçta 45 kez topla buluştu ve aşağıdaki şemada görebileceğiniz gibi çok daha ofansif bölgelerde (bu maçta rakip 3. bölgesinde en çok pas yapan oyuncu).
 
 
Yaptığı asistten çok daha fazla katkı sağlayan Jacobsen'in o bölgedeki boşluğu Danimarka'nın oyun kurmasında büyük rol oynadı; maç boyunca en çok görülen pas kombinasyonlarından biri Jacobsen'in Eriksen'e verdiği 10 pas oldu ve Danimarka'nın yaratıcı gücü kendine bu bölgede alan yarattı. Jacobsen ilk golde yine oyun kurarken önünde alan buldu, topla beraber Portekiz yarısahasına geldi, Ronaldo'nun yardıma gelmesine rağmen bir önceki cümlede bahsettiğim paslardan birini bu kez Jakob Poulsen'e verdi, bu oyuncunun ortasında Krohn-Dehli akıl dolu kafa pasıyla Bendtner'e golü attırdı. İkinci golden önce de üst üste onun kanadından tehlikeler yaratan Danimarka, adeta göstere göstere gelerek ikinci golü Jacobsen’in harika ortasıyla buldu. Nicklas Bendtner de bu pozisyonda Pepe’nin ulaşamayacağı şekilde arkasına sarkarak usta bir kafa golü attı. Bu bölgede 60. dakikada sakatlanıp çıkan Rommedahl’ın yerine giren Mikkelsen de girdikten sonra büyük hareket getirdi  ve bu kanattaki avantajı iyi kullanarak birçok kez arkaya sızarak etkili oldu.
 
Son 10 dakika
 
63. dakikada Nelson Oliveira – Postiga değişikliğinin ardından Bento ikinci değişikliğini 83’te Varela’yı oyuna alıp Meireles’i çıkararak yaptı ve pozisyonları pek de belli olmayan 4 hücum oyuncusunu genellikle solda Nani ve bindirme yapan sol bek Coentrao’nun hücumlarında Varela – Nelson – Ronaldo üçlüsünü ceza sahasına sokarak kullandı. Nitekim aynen bu şekilde gelişen atakta Mikkelsen – Jacobsen ikilisi Coentrao’ya yeterince yaklaşmadı ve bu oyuncunun ortasında karambolde Varela golü attı. Maç boyunca çok daha fazla kullanılması gereken Coentrao yine golde yaptığı bindirme ve açtığı ortayla rol oynadı.
 
Sonuç
 
Sonuç olarak Portekiz iyi oynamadığı maçta şansının da yardımıyla elinden giden üç puanı tekrar kavradı ve çok önemli bir galibiyet aldı. Morten Olsen’in Danimarka’sı ise yine iyi bir performans sergiledi ancak yan toplardaki savunma zaafiyetine yenik düştü. Son maçlara girilirken hala her takımın hala çeyrek final şansı bulunuyor.
 
Maçın Adamı: Nani
 

HABER HAKKINDAKİ YORUMLAR

Öneri / Hata Raporu