EURO 2012 > TAKTİK ANALİZ
Danimarka - Almanya maçının detaylı taktiksel analizi
18/06/2012 - 15:48
Danimarka, Almanya karşısında oldukça iyi direndiği maçta 80. dakikada Bender’in golüne engel olamadı ve 2-1 kaybederek turnuvaya veda etti. Morten Olsen Danimarka’nın A planı olan 4-2-3-1 sistemini değiştirdi ve Almanya karşısında takımını 4-3-3 sistemiyle sahaya sürdü. Sağ kanatta iki maçtır hayal kırıklığı yaratan Dennis Rommedahl yerine Jakob Poulsen sağ iç ortasahada yer aldı, takımın yıldızı Christian Eriksen ise sağ kanatta oynadı. Almanya ise yine 4-2-3-1 sistemi ve cezalı Boateng yerine Lars Bender dışında aynı 11 ile sahadaydı. Skoru detayların belirlediği, taktiksel açıdan izlemesi çok keyifli ve üst düzey bir maç oynandı.
 
 
Ortasaha mücadelesi
 
Morten Olsen taktik değişikliğine giderek 4-2-3-1 ile darmadağın olan Hollanda’nın düştüğü hataya düşmek istemedi. Tercih ettiği 4-3-3 sistemiyle Almanya’nın ortasaha oyuncularına adam markajı uyguladı. Sol içte oynayan Niki Zimling ve sağ içte oynayan Jakob Poulsen, sürekli yer değiştirerek ileri çıkan Schweinsteiger ve Khedira’ya taraflarına göre değişmeli olarak adam markajı yaptılar. Buradaki en kritik eşleşme ise William Kvist – Mesut Özil eşleşmesiydi. Hollanda maçındaki gibi Schweinsteiger ile Khedira geriden gelerek  boş kalmadıkları ve adam markajında oldukları için Mesut’a alan yaratma konusunda çok iş düştü.
 
Almanya hücumları v Danimarka savunması
 
Peki Almanya Danimarka’nın bu savunmasını nasıl açmaya çalıştı? Öncelikle oyunu bilinçli oynayarak. Mesut her zamanki gibi sık sık kanatlara deplase oldu (çoğu zaman sağa), bunu yaptığı zaman da Müller içeri girdi. Savunmanın önünde oynayan Kvist, Mesut’u hep takip etti, bu da Müller’in içeride markajsız kalmasını sağladı. Almanya’nın markajsız adamı bulması da adeta bir satranç maçı gibiydi ve izlemesi çok keyifliydi, topu döndürüp dolaştırıp Müller ile buluşturuyorlardı. Burada tabii ki Mesut’un mükemmel oyun zekası ve görüşü etkili oldu; Müller’i bu tarif ettiğim durumda topla buluşturduğu ve bu oyuncunun Kjaer’in yaptığı faulle çok tehlikeli bir yerde frikik kazandırdığı pozisyon tıpkı böyle yaşandı. Bunun dışında Mesut keskin dönüşleriyle ve hızlı verkaçlarla savunmayı açmaya çalıştı, birkaç kez yaklaştı ama genelde Danimarka iyi savunma yaptı. Khedira’nın topsuz koşuları da savunmayı oldukça zorladı. Danimarka sağ kanadında oynayan Eriksen içeride kaldığında Lahm oradan sık sık hücuma çıktı. Lars Bender ise hayatında ilk kez sağ bek oynadığı maçta oldukça iyiydi; maçın genelinde Krohn-Dehli onu hiç bırakmadı ama 80. dakikada gelişen kontratakta pozisyonu çok iyi takip ederek çok kritik bir gol attı. Danimarka savunmasında ise Liverpool’lu Daniel Agger yine mükemmel bir maç çıkarttı.
 
 
Mesut'un ve Müller'in topla buluştuğu bölgeler, görüldüğü gibi Mesut Kvist'i de beraberinde götürerek sık sık kanatlara deplase oldu, Müller de içeri girdiğinde tehlikeli bölgelerde topla buluştu.
 
 
Danimarka kaptanı ve savunmanın kalbi Daniel Agger maç boyunca tam 10 pas keserek bu istatistiği turnuva boyunca 21'e çıkarttı (en yakın rakibi 10) ve turnuvanın şimdiden en başarılı stoperlerinden biri oldu.
 
Danimarka hücumları
 
Danimarka, kadro kapasitesine oranla dün harika bir performans ortaya koydu. Oyunu geriden sakince kuran, beklerini ileri çıkartan, en iyi ve en yaratıcı oyuncusunu etkili kullanan, santrforu sırtı dönük harika oynayan bir Danimarka izledik. Oyunu en geriden kurarken stoperlerin arasına ya Kvist ya Zimling girdi, Almanya’nın uyguladığı presi de genelde topu beklere açarak aştılar. Takımın yıldızı Christian Eriksen, Hollanda karşısında iki defansif ortasaha oyuncusuna karşı, Portekiz karşısında da Veloso’nun markajında oynuyordu ancak bu maçta sağdan serbestçe içeri girerek kendine alan buldu ve etkili oynadı. Hem sağ iç ortasaha oyuncusu Jakob Poulsen hem de sırtı dönük oldukça başarılı bir maç çıkartan Nicklas Bendtner ile pas bağlantısını çok iyi sağladı ve ileri çıkan beklere isabetli uzun çapraz toplar attı. Attıkları gol ise çalışılmış olduğu çok belli harika bir duran top organizasyonuydu.
 
İkinci yarı
 
İkinci yarıda Danimarka 50. dakikada Jakob Poulsen ile kaçırdığı mutlak gol pozisyonunu değerlendirseydi veya 75. dakikada hakem Bendtner’e yapılan net penaltıyı çalsaydı turnuvanın en büyük sürprizlerinden birini gerçekleştirerek Almanya’yı eleyebilirdi. Portekiz’in 2-1 önde olması demek Danimarka galibiyetinde Almanya’nın elenmesi demekti. 55-70 arası Almanya Danimarka’yı kendi yarısahasına hapsetti ve özellikle Podolski yerine oyuna giren Schürrle’yle net bir pozisyondan yararlanamadı, ancak 70-80 arası Danimarka kazanması gerektiği için riskleri almaya başlayınca 80de  kontrataktan golü yedi. Bu tip kontrataklar için ideal bir oyuncu olan Klose, Almanya savunmasının karşıladığı topu alıp, pası verip deparı attı ve golde Mesut’un pası onu bulmasa da büyük payı var. Löw bu aşamadan sonra Kroos – Mesut değişikliğiyle oyunu tuttu ve son 10 dakikada Danimarka havlu attı.
 
Sonuç
 
Morten Olsen’in Danimarka’sı alkışı hakediyor; son derece kompakt, diri ve dirençli bir takım görüntüsü çizdiler ve ölüm grubundan neredeyse çıkıyorlardı. Bunu Almanya’yı yenerek yapmaya da yaklaştıklarını söyleyebilirim, çok doğru bir oyun planıyla Almanya’nın etkinliğini minimuma indirdiler ve geliştirdikleri hücumlarda da tehdit oluşturdular. Portekiz maçındaki şanssız gol olmasaydı gruptan çıkmak için beraberlik yetecekti ve 80deki golü risk almasalardı yemezlerdi diye düşünüyorum. Bu kadro kalitesiyle hakikaten çok iyi performans sergilediler. Löw’ün Almanya’sı ise her zamanki gibi son derece kuvvetli, çok bilinçli oynuyor ve şampiyonluğun en büyük favorilerinden biri olarak gözüküyor.
 
Maçın Adamı: Daniel Agger
 

HABER HAKKINDAKİ YORUMLAR

Öneri / Hata Raporu