EURO 2012 > TAKTİK ANALİZ
Çek Cum. - Portekiz maçının detaylı taktiksel analizi.
22/06/2012 - 01:58
Portekiz ortada geçen bir ilk yarının ardından tamamına hükmettiği ikinci yarıda Ronaldo ile golü bularak Çek Cumhuriyeti’ni 1-0 mağlup etti ve yarı finale yükseldi. Paulo Bento grup maçlarının hepsine aynı ilk 11 ile çıkan tek teknik direktör olmuştu ve bu maçta da aynı istikrara devam etti, ancak Moutinho ve Meireles’in yerlerini değiştirerek ilk kez bir değişikliğe gitti. Michal Bilek ise Polonya’yı 1-0 yendiği maçtaki ilk 11’den Rosicky’nin yerine oynattığı Kolar yerine bu kez Darida’ya Baros’un arkasında yer verdi.
 
 
Çek Cumhuriyeti savunması
 
Çek Cumhuriyeti maça ortasahada ve kanatlarda birebir sıkı adam adama markajıyla başladı. Yine bir 4-2-3-1 v 4-3-3 karşılaşması buna ortam sağladı ancak Çek Cumhuriyeti fazla görülmeyen bir şekilde bunu uyguladı; Gebre-Selassie ve Limbersky, Nani ve Ronaldo’yu ortasahaya kadar kovalayarak kanatları boşaltma pahasına markaj uyguladılar (Özellikle Limbersky Nani’ye nefes aldırmadı). Portekiz bu savunmaya karşı ürettiği çözümü kontrollü oynamayı seçmesi nedeniyle bu devrede değerlendiremedi (Pereira az bindirme yaptı, ortasaha hücuma pek katkı sağlamadı) ama sinyalleri ilk devre vermeye başladığını söyleyebiliriz.
 
Ronaldo
 
Ronaldo’nun Gebre-Selassie’nin adam markajından kurtulmak için Portekiz hücumlarında Postiga’nın yanına içeriye girerek bütün sol kanadı Coentrao’ya bırakması ve stoperlerin hemen önünde serbest bir şekilde topla buluşarak tehlikeler yaratması Çek Cumhuriyeti savunmasının dengesini bozdu. Maçın başından sonuna kadar Ronaldo vasat Çek stoperlere karşı içeride pozisyon aldığı her dakika sürekli olarak bir tehdit oluşturdu. Portekiz’in bu şekilde çok daha tehlikeli bir görüntü çizmesi Çek Cumhuriyeti’nin savunmanın önünde oynayan ikilisi Plasil ve Hübschman’ın adam markajını bırakarak alan savunmasıyla Ronaldo’nun pas bağlantısını kesme görevini üstlenmesine yol açtı. Bu da ikinci yarı Çek Cumhuriyeti’nin kendi yarısahasına hapsolmasının bir numaralı sebebiydi; ortasaha adam markajında pres uygularken alan savunmasında geriye yaslanmak durumunda kaldı.
 
 
Sağdaki şemada Ronaldo'nun maç boyunca topla buluştuğu alanlar bulunuyor, ne kadar ortada yer aldığını görebiliyoruz. Solda ise Ronaldo'nun yarattığı alanda adeta tek başına oynayan Coentrao'nun maç boyunca topla buluştuğu bölgeler bulunuyor.
 
İlk yarı
 
İlk yarı ortada geçti diyebiliriz. Portekiz zaman zaman birebir eşleşmeleri kullanarak Türkiye karşısında yaptığına benzer bir şekilde pres uygulayarak Çekleri savunmadan rahat çıkartmadı. Ronaldo’nun içeri girdiği pozisyonlarda da en neti devrenin son saniyesinde direkten dönen top olmak üzere birkaç tehlike yarattılar, onun yarattığı alanda da Coentrao oldukça etkili oldu. Çek Cumhuriyeti’nde ise Jiracek’in içeri girip yarattığı alanlardan doğan iki tehlike göze çarptı, birinde Darida birinde Ronaldo tehdidi nedeniyle az ileri çıkan Gebre-Selassie tehlike yarattılar. İki takımın da sahada ruh gibi gezinen santrforları Postiga ve Baros ise hücumlara hiç katkı sağlayamadılar.
 
İkinci yarı
 
İkinci yarı Portekiz yukarıda anlattığım durumu iyi kullanarak ilk yarıda kullanmadığı Pereira’nın bindirmelerini ve Moutinho – Meireles ikilisinin hücuma katkısını (her ne kadar Meireles kötü bir maç çıkartmış olsa da) artarak kullanmaya başladı ve ikinci yarı maçın mutlak hakimi oldu. Coentrao neredeyse bütün maçı solda tek başına oynadı ve hücuma desteğini maç boyunca sürdürdü,  Veloso geriden basit ve isabetli oynayarak servis yaptı, Ronaldo ise 40.dakikada Postiga yerine giren  Almeida’nın güçlü fiziği ve hava hakimiyetinin stoperleri meşgul etmesiyle çok daha tehlikeli göründü (Golde dikkat ederseniz Almeida zıplıyor ve iki stoperin dikkati tamamen onun üzerinde, arkadan gelen Ronaldo da golü atıyor). Çek Cumhuriyeti ise iyice geriye yaslandı ve ikinci yarının hiçbir bölümünde atak geliştirebileceğinin izlenimini bile vermedi. 
 
 
Joao Pereira'nın aldığı paslar. İlk yarı solda, ikinci yarı sağda. İkinci yarı çok daha fazla hücuma çıktığını net bir şekilde görebiliyoruz.
 
Joao Moutinho
 
Buradaki kilit oyuncu ise Moutinho oldu. Portekiz genelde kapalı oynadığı için defansif göreviyle öne çıkan ve fazla Pirlo tarzı delici toplar atan bir oyuncu olmadığı için takımın yaratıcılığını üstlenemeyen Joao Moutinho, rakibin fazla açıldığı maçlarda (Hollanda) veya bu maçtaki gibi Portekiz’in rakibin üzerine yüklendiği maçlarda Porto’daki yaratıcılığını ortaya koyuyor ve bu akşam yine harika oynadı. Rakip üçüncü bölgesinde Nani ve Pereira ile isabetli paslarla ince ince işlemeye başladı, golde de rakibinden çok iyi sıyrılarak adrese teslim bir ortayla maçı kazandırdı.
 
 
Moutinho'nun maç boyunca rakip üçüncü bölgesindeki pasları. 29/33 gibi başarılı bir isabet oranıyla ( maçın 3. bölgede en çok pas yapan oyuncusu) sağ taraftaki etkinliğin baş mimarı oldu, golü de buradaki bir kombinasyonun ardından yarattı.
 
Sonuç
 
Çek Cumhuriyeti, kadrosunun standartlarına göre çok başarılı bir turnuvayı geride bıraktı ve özellikle ilk maçta uğradığı bozgunun ardından buraya gelmeyi başarı olarak görmeleri gerekiyor. Michal Bilek’in de turnuvanın en zayıf kadrolarından biri olan bu takımı hele Rosicky’nin yokluğunda ilk maçı bir kenara koyarak oldukça iyi yönettiğini düşünüyorum. Portekiz ise turnuvanın başından beri ilk kez bu maçın ikinci yarısında maça tamamen hükmetti ve rakibin üzerine etkili bir şekilde giderek göstere göstere maçı kazandı. İlk üç maçta topla oynama oranı %40 iken bu maçta %62 topla oynayarak da bunu gösterdiler. Moutinho’nun ileriye yakın oynadığında verdiği katkı ile Ronaldo’nun hırsı ve yüksek konsantrasyonuyla rakip savunmaya sürekli büyük tehdit oluşturması maçta Portekiz adına fark yaratan etkenler oldu. Şu ana kadarki en iyi Portekiz’i izledik, ancak bu Portekiz’i bu turnuvada ilk ve son kez izlediğimizi kesin bir dille söyleyebilirim. Ufuktaki İspanya da Fransa da olsa Paulo Bento yine defansı sağlam tutup kontrataklardan bulabileceği gollere yönelecektir.
 
Maçın adamı: Joao Moutinho

HABER HAKKINDAKİ YORUMLAR

Öneri / Hata Raporu