EURO 2012 > TAKTİK ANALİZ
Almanya - Hollanda detaylı taktiksel analizi.
14/06/2012 - 13:44

Almanya, turnuvanın en komple performanslarından biriyle Hollanda’yı tek farkın gösterdiğinden çok daha eze eze yenerek 2-1 galip geldi ve 2de 2 yaparak gruptan çıkmayı büyük ölçüde garantiledi. Joachim Löw de Bert van Marvijk da takımlarını ilk maçta sahaya sürdükleri 4-2-3-1 sistemleri ve aynı 11lerle sahaya sürdü. İki gol atan Gomez ve iki asist yapan Schweinsteiger maça damga vururken Mesut Özil de oldukça iyi oynadı.

 
 
İlk yarı Hollanda hücumları – Almanya savunması
 
Hollanda, maçı %53 topla oynama yüzdesiyle tamamladı ve Almanya’ya göre daha düşük bir tempo ve daha kısa paslarla oynadı. Oyun kurarken de Jong stoperlerin arasına girdi, van Bommel önlerinde yer aldı, bekler ileride pozisyon aldı, Sneijder ise Almanya’nın iki ortasahasının gerisinden ve genelde ilk maçta olduğu gibi soldan topla buluşmak için pozisyon aldı. van Persie sürekli savunma arkasına koşular denedi ve birkaç pozisyon buldu ancak değerlendiremedi. Hollanda maça hiç de kötü başlamadı, ancak Danimarka maçında da görülen fizik kondisyon eksikliği yine kendini gösterdi ve Hollanda mağlup oynadığı bölüm dahil maçın ilk 10-15 dakikasından sonra hiç etkili pres uygulayamadı.
 
Almanya ise oldukça her zaman olduğu gibi oldukça disiplinli bir alan savunmasıyla Hollanda’ya nefes aldırmadı. Robben her topla buluştuğunda karşısında Podolski – Lahm ikilisini buldu, Schweinsteiger – Khedira ikilisi Sneijder’i gerilere kadar kovalamadı ve alanlarını kapattılar, Hummels yine mükemmel bir maç çıkarttı, Boateng Afellay’a büyük üstünlük sağladı ve Hollanda’nın oyununu bozan bir pres uygulandı. İkili mücadeleleri hep Almanlar kazandı.
 
 
Almanya maç boyunca 21 kez top çalarken Hollanda sadece 8 kez top çalmış.
 
İlk yarı Almanya hücumları – Hollanda savunması (maçın kilit noktası De Jong – Mesut eşleşmesi ve ortasaha koşuları)
 
Almanya hücumlarında genelde sağ tarafı hedef aldı. Schweinsteiger – Khedira ikilisi sağ iç ve sol içi sürekli değiştiler ve zaman zaman sırayla zaman zaman ikisi birden ileri çıktılar. Maçın başlarında Khedira, Schweinsteiger’e göre daha çok ileri çıktı. Bu ileri çıkışları ikisi de genelde sağ iç oynadıkları anlarda yapmayı tercih etiler. Mesut iki kanada da her zaman yaptığı gibi akıllıca topsuz koşular yaptı ve hem kendisine hem diğer oyunculara alan yarattı. de Jong – van Bommel ikilisinden genelde de Jong Mesut’u kanatlara kadar takip etti ve bu ortasahadan gelecek Schweinsteiger ve Khedira’ya büyük bir alan yarattı.
 
 
1-0. Siyah ok topsuz koşu, beyaz ok topun hareketi.
 
İki gol adeta birbirinin fotokopisiydi; Mesut sağa kayarak de Jong’ü sürükledi ve hem Schweinsteiger hem Khedira’nın çıkmasıyla van Bommel yalnız kaldı, birinde Müller’in birinde Mesut’un pasıyla topla buluşan Schweinsteiger araya bıraktı, Gomez bitirdi. İki golde de Mesut’un yarattığı alanı Schweinsteiger kullanarak asistleri çok rahat yaptı. Ayrıca Mesut – Müller ikilisinin sağda çoğalması Hollanda savunmasının arasını da açtı; bunun da stoperlerin arasındaki mesafede payı var. Alman hücumları Hollanda’nın vasat savunmasının başa çıkabilmesi için fazla iyiydi.
 
 
2-0. Siyah ok topsuz koşu, beyaz ok topun hareketi.
 
İkinci yarı Hollanda değişiklikleri ve maçın gidişatı
 
Bert van Marvijk ikinci yarıya van der Vaart – van Bommel ve Huntelaar – Afellay değişiklikleriyle başladı. Rafael van der Vaart ortasahada sağ içte geriden oyun kurma görevi üstlendi. İleri dörtlüde başta sağda van Persie, solda Robben, forvet arkası Sneijder ve santrforda Huntelaar ile başlayan van Marvijk bunun işlemediğini görünce van Persie’yi Huntelaar’ın arkasına, Sneijder’i sola ve Robben’i sağa aldı. 
 
Zaten sola çok sık kayan Sneijder kendini o bölgede rahat hissetti, Robben yerine geri döndü, van Persie ortada ikinci forvet gibi oynadı ve van der Vaart geriden isabetli paslarla takımı çıkarınca Hollanda hücumda etkili gözükmeye başladı ve tehlikeler yarattı. İlk yarı 31 pas kullanan van Bommel yerine giren van der Vaart 43 pasla oynadı. İkinci yarı Sneijder’in de rakip üçüncü bölgesinde aşağıdaki şemada görüldüğü gibi 16 pasın 14’ünü tehlikeli bölgelerde isabetli kullanarak yine baskı yapılan bölümde başrolü oynadığını söyleyebiliriz. 
 
Savunmada ise van der Vaart’ın girmesiyle zaten kötü olan ortasaha iyice rahat geçilmeye başladı ve savunmadan gelen Hummels ile soldan içeri giren Lahm van der Vaart’ın yanından elini kolunu sallaya sallaya geçerek tehlikeler yarattılar. Ancak Bert van Marvijk’ın bu riski Portekiz maçında olduğu gibi yine temposunu kaybeden ve rakibin üzerine gelmesine engel olamayan Almanya’ya karşı tuttu diyebiliriz. Hollanda yine de çok bireysel yeteneğe bağlı olarak hücum etti ve van Persie’nin bireysel yeteneğiyle golü buldu. Almanya yaptığı çok doğru Kroos – Mesut değişikliğiyle topu ayağında tutmaya yönelik bir hamle yaptı ve özellikle son 10 dakika zorlanmayarak sonuna kadar hakettiği maçı kazanmasını bildi.
 
 
81. dakikada oyuna giren Kroos kısa sürede yaptığı 17 pasla (çok büyük bir rakam) Almanya'nın topa hakim olup süreyi eritmesinde büyük rol oynadı.
 
Sonuç
 
Almanya turnuvanın en iyi ve en komple performanslarından birini gösterdiği maçta Hollanda’yı rahat yendi ve sadece ikinci yarı 15 dakikalık bir periyotta zorlandı. Daha etkisiz oynamış olsa da skor avantajı elindeyken yine zor duruma düştüğü Portekiz maçının ardından bu maçta da bu kadar üstün oynarken bir bölümde zorlanmaları Löw’ü düşündürecek tek etken. Bert van Marvijk ise egoların takımın üzerine çıktığı, takımın ileri 4’lüsünün geri 6’lısından kopuk olduğu ve büyük savunma problemleri olan takımını Portekiz maçından 2 farklı galibiyet alabilmek için toparlaması oldukça güç görünüyor.
 
Maçın Adamı: Mario Gomez
 

HABER HAKKINDAKİ YORUMLAR

Öneri / Hata Raporu