Önceki turnuvaların aksine oldukça sessiz sedasız geliyorlar. Belki bir Platini ya da bir Zidane yok takımda ama bu sefer takımın başında Raymond Domenech de yok. Bu bile başlı başına bir neden Fransa için hala umut beslemek adına. Üstelik Sarkozy de cumhurbaşkanı değil artık. Bu Fransa Laurent Blanc yönetiminde öncekilerden çok daha sempatik ve takım olarak çok daha huzurlu.
31/05/2012 - 11:34

1998'deki Dünya Kupası ve 2000 Avrupa Şampiyonluğu'yla gelen dublenin ardından uzun süre Fransa o başarılı dönemi aradı. Bu başarıları takip eden turnuvalarda Zidane da çare olamadı Fransa'ya. İlk turda gol atamadan elendiği de oldu ama hiçbir başarısızlık 2010 Dünya Kupası'nda yaşanan rezalet kadar dibe vurdurmadı Fransızları.

Laurent Blanc yönetiminde her ne kadar sessiz sedasız gelseler de, İspanya ve Almanya'nın favori oldukları turnuvada, Fransa en az Hollanda ve İtalya kadar sürpriz yapabilecek potansiyele sahip. Bordeaux'da geçen başarılı 3 sezonun ardından Blanc takımından sadece ellerinden gelenin en iyisini istiyor bu turnuvada. Bu bile takımın üzerindeki baskıyı başlı başına kaldıran bir etken. Ama Fransa'nın bu turnuvadaki en büyük artılarından biri Laurent Blanc'ın iyi bir lider ve kuşkusuz Domenech'e göre çok daha iyi bir taktisyen olması. Üstelik üst düzeye geçebilmek adına aç bir teknik adam. Milli takımda oynadığı yıllarda Fransızların önemli bir figürüydü Blanc. Paraguay'a uzatmalarda attığı gol pek çok futbolseverin hatıralarında hala. Her ne kadar bu figür sezon içerisinde milli takımlarda oynayacak siyahi ve arap kökenli oyuncular için kota uygulaması konusunda girdiği polemikle zedelenmiş de olsa o takım içerisinde bu sorunu çözmenin iki dakikasını aldığını ifade etmişti. Üstelik Zinedine Zidane da Blanc'ın arkasında durdu bu dönem boyunca. Bu sürecin ve ırkçı suçlamaların takım üzerinde negatif bir etkisi olup olmadığını turnuva boyunca görebileceğiz.

Elemeler boyunca ilk maçta aldıkları Belarus mağlubiyeti dışında bir daha yenilmediler. Her ne kadar Bosna Hersek'in bir puan önünde, pek de rahat edemeden grubu lider bitirmiş olsalar da, turnuva öncesinde oynadıkları hazırlık maçlarında İngiltere, Brezilya ve Almanya gibi üç çetin cevizi kırmasını da bildiler. Sırf bu üç sınav bile "Yeni Fransa" için turnuvaya umutla bakmayı sağlayacak bir etken. Elemeler boyunca görev yapan Yoann Gourcuff, Remy, Sagna ve Abidal gibi bazı oyuncular çeşitli nedenlerle bu turnuvada olamayacaklar ama bir takım liderinin olmaması dışında eksikliği gözükmüyor Horozların.

Fransa'nın takım savunması oldukça güven veriyor, Lloris gibi bir eldivenin arkasında Mandanda da oldukça iyi bir alternatif. Defans hattı ise büyük oranda lejyonerlerden kurulu.  Defansın göbeğinde Mexes ve Rami iyi bir ikili. Üstelik arkalarında Koscielny gibi Arsenal'de bu sezon yıldızını parlatan bir genç yetenek de var. Reveillere gibi defansın hem sağında hem de solunda oynayabilecek bir alternatifleri var. Ve tabi ki Patrice Evra defansta Fransızlar için en önemli figürlerden biri. Clichy de Evra'nın alternatifi ancak benim açımdan o kadar güven veren bir alternatif değil. Lille'den Debuchy ise savunmanın sağında oynadığı maçlarda oldukça iyi bir performans sergiledi.

Orta sahada bir Platini ya da Zidane yok, bu da oyuna liderlik etmek adına Fransızların yaşayacağı en büyük sıkıntı. Samir Nasri City ile yaşadığı şampiyonluk sonrası oldukça moralli geliyor ama hala bir oyun lideri değil. Alou Diarra ve Cabaya defansif özellikleri ile orta sahanın hamalları. Malouda içinse bu turnuva uluslararası düzeyde milli takım için bir kapanış olabilir. O da Chelsea ile kazandığı Şampiyonlar Ligi'nin verdiği moralle oldukça keyifli geliyor Euro 2012'ye. Mükemmel bir sezon geçiren Jeremy Menez iyi bir alternatif. Hücuma dönük oynayan Ribery ise Galatasaray'dan ayrıldığından beri Ferrari lakabına yakışır bir başarıya hala ulaşamadı. Genelde final maçlarında kritik düzeydeki maçların adamı olamadı bir türlü. Almanlar'ın Ballack'ı gibi bir kaybeden mi olacak yoksa bu turnuvada makus talihini yenebilecek mi hep beraber göreceğiz.

Hücum hattında Karim Benzema'nın yeri tartışılmaz, ben her ne kadar ağır bulsam da ne Real Madrid de ne de Fransa Milli Takımı'nda koçları ondan vazgeçebildi. Ama Montpellier prensi Olivier Giroud bana göre turnuvanın en büyük yıldız adaylarından. Şu ana kadar Ligue 1'daki performansını Milli Takım düzeyinde pek sergileme imkanı bulamasa da bu turnuvada patlamaya hazır bomba. Bir de bir türlü beklenildiği ölçüde patlayamayan Ben Afra var ki bazıları Euro 2012 kadrosunda olmasını bile sürpriz olarak değerlendiriyor. Bu sezon Newcastle United'da kendisini bulan Afra için turnuva kendisi hakkındaki düşünceleri değiştirebilir.

Fransa bu haliyle hiç de sevimsiz bir kadro değil. Çok büyük bir yıldızları yok ama çok daha huzurlu bir takım görünümündeler. 2000'den beri yaşattıkları hayalkırıklığına artık dur deme zamanı geldi. O dönemden beri ilk kez Fransa Milli Takımı'na sempati ile bakıyor ve erken bir veda yaşamalarını istemiyorum. 

Bakalım ZAZ'ın şarkısında söylediği sözler gibi "Je n'en veux pas" diye isyan edebilecekler mi yakın geçmişteki kaderlerine? Ya da Michael Fugain'in "una bella historia" şarkısındaki gibi güzel bir masal olabilecekler mi futbolseverler için?

HABER HAKKINDAKİ YORUMLAR

Grup D

  1. TAKIMLAR
    G
    B
    M
    P
  2. 2
    1
    0
    7
  3. 1
    1
    1
    4
  4. 1
    0
    2
    3
  5. 1
    0
    2
    3
Fransa
Öneri / Hata Raporu